 |
Tuğla dünya tarihinde imalatı yapılan ilk ya
pı malzemesidir. Kil ile suyun buluşması ve
ateş ile beraberliği tuğlanın doğuşunu oluş
turmuştur.
Çok eski cağ
larda her bi
na önce bir
tuğla üretim
tesisi olmuş,
üretilen tuğ
lalar daha sonra bu bi
nanın yapı
mın-da kullan
ılmıştır. Şu
halde İlk üre
tim tesisi, tu
ğladan ya
pılan ilk evdir.
Artık ilk
yerleşim
yerlerinin ve kültürlerinin tuğla yapımına
da uygun olan alüvyonlu toprakların yer
aldığı geniş nehir havzala-rında
kurulduğu bilinmektedir. |
|
. Bu bölgeler Mezopotamya'da
yer alan Nil, Euprates/Tigris nehirlerinin
aşağı bölgeleridir.
Bu bölgelerde
yapılan kazılarda
en eski bulguların kalıplanmış kil tabletler
ve duvar röl-yeflerinden oluştuğu gözlenmiştir.
Buda gösteriyor
ki tuğla üretimi
daha bu
zamanlarda
başlamış
ve o zamanlar
bile tapınaklar, en Dünya
harikası Babil'de, Zafer
zengin yapılar bu tuğla
tabletler ile İnşa edilmiştir. Kullanılan bu
pişmemiş kil tabletler
zamanımızda kullanılan tuğlalara benzer
boyutlarda ve elle düzeltilerek
şekillendirilmişti. Bu kil tabletlerde
(Tuğla) yapılan Carbon 14
deneyleri ise
M.Ö.
13000 yılını göstermektedir. Yani günümüzde
tam tamına 15000 yıl önce ilk tuğlanın
insanoğlunun elinde şekillendiğini söyle-yebiliriz.
Bir süre sonra insanlar daha
sağlam binalar,
daha yüksek kuleler inşa etmek istediler.
Tabiki bu binalar daha hoş
görünen binalara
olacaktı. İşte bu aşamada PİŞMİŞ
TUĞLA ortaya
çıkıyor. Sıcak canlı bîr renk ve daha sağlam
bir yapı malzemesi. Zaman ise M.Ö. 4.
yüzyıldır. |
|
 |
|
Bu dönemde ve daha sonra tuğla yapımının
Anadolu'ya ve Avrupa'ya yayıldığını ve
gittikçe yaygınlaştığını görüyoruz. Mezo-potamya'da
İse tuğla ve tuğla üretimi Asurlular,
Persler, Sasaniler ve islam kültürü ile
gelişmiş
değişik boyutlara taşmıştır. Doğu ve batı
kültürü
hemen hemen ortak ilerlemiş, sonuçta
tuğla tüm
yerleşim
bölgelerinin
vazgeçilmez
yapı
malzemesi
olma Özel-liğini
korumuştur.
Yunanlı yazır
Pindar, M.Ö.5.yüzyılda
Yunanlıların mermeri bularak heykel
yapımında ve binalarda kullandığını an-latır.
Yunanl-lar mermeri önce binalarda duvar
malzemesi olarak kullandılar fakat
mermerin olumsuzlukları nedeni ile tekrar tuğlaya döndüler.Bu
arada pişmiş tuğlanın kullanılmaya
başlanması ile birlikte çatı malzemesi
boşluğu
yaşandı. Bu boşluk ise yine Korintlerin
Konkav kiremiti bulmuş olması ile doldu.
Çatılarımızda kullandığımız bu günkü
yuvarlak
kiremitlere benzer kiremitler imal ettiler.
Tek farkları biraz daha kalın ve büyük
boyutlu
olmalarıydı. Yapılan
araştırmalar
ilk
kullanılan
kiremitlerin
2-3 cm.
kalınlığında, 50
cm., eninde ve 80-100 cm. boyunda
olduğunu
göstermiştir.
Kiremiti daha
sonra Yunanlılar
geliştirmiş onlardan
da Romalılar devralmıştır. Batı Avrupa'da
Romalılar
Yunan kiremit formlarını
mümkün olduğunca geliştirdiler. Özellikle
yuvarlak kiremitte neredeyse bu günkü üretim
kalitesine yaklaştıklarını söyleyebiliriz.
|
Anadolu'ya baktığımızda burada da gelişmelerin
yukarıdaki tarihlere paralel olarak
gerçekleştiğini görüyoruz. Tarih ki-tapları
Anadolu'da ilk pişmiş tuğlanın
endüstriyel anlamda üretim ve kullanımının M.Ö. 4.
yüzyılda
Lidyalılar tarafından başlatıldığını
yazıyor. Bu dönem Babil kulesinin yapımı
ile hemen hemen aynı dönemlere rastlamaktadır. Tuğla ve
Kiremit Anadolu da Yunanlılardan sonra Bizanslıların
katkılarıyla gelişmiştir.
Daha sonra Selçuklular Bizanslılardan bu
gelişmeyi devralmıştır. Selçukluların da
.bu
konu-da epeyce ilerledikleri bir
gerçektir. Selçuklu
mimarisinde tuğla özellikle
taş ile birlikte Önemli bir
mimari birliktelik yaşamıştır,
bundan sonra Osmanlı
dönemine geçiş yaşanıyor
ve Osmanlılar zamanında
kiremit ve tuğla üretimi
önemli gelişmeler yaşıyor. Küçük ve
Konkav Osmanlı
Kiremitlerinin yapımı bu dönemde gerçekleşiyor.
Anadolu'da kiremit ve tuğlaya ilk standart
Osmanlılar dö-neminde getiriliyor, Fatih Sultan Mehmet
dönemi tuğlaları 4.5x28x28 cm. ebatlarında, hatıllarda
kullanılanlar İse
daha ince imal edi-liyordu. Taban
tuğlaları
ise 25x25 cm. boyutlarında ve kare
şeklinde veya çapları 30-60 cm. arasında değişen altıgenler
biçimin-deydi. Kullanılan standartlar dışına çıkan
tuğlalar inşaatlarda kullandırılmaz hatta satışına dahi
izin verilmezdi. |
|
|
Bundan sonraki dönemde 18. yüzyıla kadar
Tuğla Endüstrisi'nde önemli değişiklikler
görülmemiştir. Fakat Rönesans
sonrası sanayi
devrinin
başlaması
ile bu
endüstri
dalı da
gelişmeye
başlamıştı
r.
Her şeyden
önce
standardizasyon
çalışmaları
ve emek yoğun çalışmanın mümkün olduğunca
azaltılması konusu her dalda olduğu gibi tuğla
ve kiremit endüstrisinde de ön
plandadır. Teknolojinin en son
gelişmeleri
tuğla
ve kiremitde bugün çok yoğun kullanılmaktadır.
Bu iki malzeme 21. yüzyılın vazgeçilmezleri
olmaya adaydır. |
| |
|
|
|